Haber Özeti: Türkiye, 2025 yılında hizmet ihracatını yüzde 4,61 artırarak 122,6 milyar dolara taşıdı ve net 63,5 milyar dolar dış ticaret fazlası vererek tarihi bir rekor kırdı.
Hizmet İhracatında 2025 Verileri Ne Anlama Geliyor?
Ticaret Bakanı Ömer Bolat tarafından paylaşılan veriler, Türkiye ekonomisinin hizmetler sektöründeki küresel rekabet gücünü tescilledi. 2025 yılı sonu itibarıyla hizmet ihracatının 122,6 milyar dolara ulaşması, ülkenin döviz girdisi kapasitesinin mal ticaretinin ötesine geçtiğini gösteriyor. Hizmet ithalatının 59,1 milyar dolarda kalması, Türkiye'nin bu alanda net ihracatçı konumunu pekiştirirken, hizmetler dış ticareti dengesinde bir önceki yıla göre yüzde 3,49'luk bir artış kaydedildi.
Hizmetler sektörünün Gayrisafi Yurt İçi Hasıla (GSYH) içindeki payının yüzde 61,5 seviyesine çıkması, ekonomik büyümenin motorunun artık hizmet odaklı bir yapıya büründüğünü kanıtlıyor. Özellikle 21,5 milyon kişilik istihdam hacmiyle toplam istihdamın yüzde 65'ini göğüsleyen bu alan, işsizlikle mücadelede en kritik kale niteliğini taşıyor. Bakan Bolat, Hizmet İhracatçıları Birliği ile gerçekleştirilen buluşmada, bu tablonun sürdürülebilir refah artışı için temel teşkil ettiğini vurguladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 2026 İhracat Hedefi Kaç Dolar?
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından 2026 yılı için belirlenen 128 milyar dolarlık yeni hizmet ihracatı hedefi, sektör temsilcileri için yeni bir yol haritası niteliği taşıyor. 2024 yılında hizmet ihracatı yaklaşık 117 milyar dolar seviyelerinde seyretmişti. 2025'teki 122,6 milyar dolarlık gerçekleşme, Türkiye'nin her yıl üzerine koyarak ilerlediği bir büyüme ivmesine sahip olduğunu gösteriyor. Pazar çeşitliliğinin artırılması ve yüksek katma değerli hizmetlerin devreye alınması, 2026 hedefinin yakalanmasındaki en önemli unsurlar olacak.
Geçmiş yıllardaki verilere bakıldığında, Türkiye'nin hizmet ihracatındaki istikrarlı yükselişi dikkat çekiyor. On yıl önce 50 milyar dolar barajını aşmaya çalışan sektör, bugün 130 milyar dolar sınırına dayanmış durumda. Bu gelişim, sadece turizmle sınırlı kalmayıp yazılım, lojistik, sağlık ve eğitim hizmetlerinin de sürece dahil edilmesiyle mümkün oldu. Devlet desteklerinin ve sektörel teşviklerin 2026 yılında da artarak devam etmesi bekleniyor.
Hizmet Sektöründeki Büyüme Vatandaşı Nasıl Etkiler?
Hizmet sektöründeki bu devasa büyüme ve dış ticaret fazlası, doğrudan vatandaşın cebine yansıyan makroekonomik bir kalkınma aracıdır. Elde edilen 63,5 milyar dolarlık net fazla, cari açığın kapatılmasında en önemli finansman kaynağı olarak işlev görüyor. Cari açığın azalması, döviz kurları üzerindeki baskının hafiflemesi ve dolayısıyla enflasyonla mücadelede elin güçlenmesi anlamına geliyor. Vatandaş açısından bu durum, uzun vadede daha istikrarlı bir fiyat seviyesi ve artan iş olanakları şeklinde somutlaşıyor.
Özellikle genç nüfus için yazılım, tasarım ve dijital hizmetler gibi alanlarda yeni kapılar açan bu ihracat başarısı, beyin göçünün engellenmesinde de kritik rol oynuyor. Hizmetler sektöründeki her yüzde 1'lik büyüme, diğer sektörlere oranla çok daha hızlı istihdam yaratma kapasitesine sahip. Bakanlığın özel sektöre sağladığı desteklerin, KOBİ ölçeğindeki hizmet sağlayıcılarını bile küresel oyuncu haline getirmesi, yerel kalkınmanın da anahtarı olarak görülüyor.
Türkiye'nin Hizmet İhracatı Serüveni ve Gelecek Vizyonu
Türkiye'nin hizmet ihracatı vizyonu, 2000'li yılların başından bu yana sistematik bir dönüşüm geçirdi. Geçmişte büyük oranda "deniz-kum-güneş" üçgenine sıkışan bu alan, bugün "Turquality" gibi markalaşma programları ve sektörel kümelenmelerle çok boyutlu bir yapıya kavuştu. Eski Ticaret Bakanlarının da sık sık dile getirdiği "görünmeyen ihracatın gücü" kavramı, 2025 yılı verileriyle ekonominin ana omurgası haline gelmiş durumda. Uzmanlar, Türkiye'nin coğrafi avantajını lojistik ve sağlık turizminde kullanmaya devam etmesi halinde, 2030'lu yıllarda 200 milyar dolarlık hedeflerin hayal olmadığını belirtiyor.