Haber Özeti: Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, YASED Başkanı Tolga Demirözü ile yaptığı görüşmede Türkiye’ye yönelik uluslararası doğrudan yatırımların 2025’in ilk 11 ayında 12,4 milyar dolara ulaştığını açıkladı. Bu rakam, yatırımcı güveninin pekiştiğini ve Türkiye'nin küresel tedarik zincirindeki stratejik konumunun güçlendiğini kanıtlıyor.
Türkiye’deki Uluslararası Yatırım Ortamı Nasıl İyileşiyor?
Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde gerçekleşen kritik zirvede, küresel ticaretin mevcut görünümü ve Türkiye’nin rekabetçiliğini artıracak adımlar masaya yatırıldı. Cevdet Yılmaz, YASED heyetiyle yaptığı değerlendirmede, yüksek katma değerli yatırımların üretim ve istihdam üzerindeki etkisine dikkat çekerek yatırımcı güvenini pekiştirecek yasal ve yapısal reformların devam edeceğini vurguladı.
Uluslararası yatırımcıların Türkiye'yi bir üretim üssü olarak konumlandırması, özellikle son dönemde uygulanan sıkı para politikası ve mali disiplinle doğrudan ilişkilendiriliyor. Yatırımcıların uzun vadeli planlamalarında Türkiye’nin lojistik avantajları ve genç nüfusu, doğrudan yabancı sermaye girişlerini tetikleyen ana unsurlar arasında yer almaya devam ediyor.
Doğrudan Yatırım Rakamlarında Geçen Yıla Göre Ne Değişti?
Ekonomik veriler incelendiğinde, 2025 yılının ilk 11 ayındaki 12,4 milyar dolarlık giriş, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 28 oranında bir artışı temsil ediyor. Geçtiğimiz yıl bu rakamın daha sınırlı seviyelerde kalması, küresel ekonomik belirsizliklerin ve bölgesel risklerin bir sonucuyken, güncel veriler Türkiye'nin pozitif bir ayrışma yaşadığını somut bir şekilde ortaya koyuyor.
Bu büyüme ivmesi, sadece finansal girişlerle sınırlı kalmayıp aynı zamanda teknoloji transferi ve endüstriyel kapasite artışı anlamına geliyor. 2024 yılı verileriyle kıyaslandığında ortaya çıkan bu %28'lik sıçrama, Orta Vadeli Program (OVP) hedefleriyle uyumlu bir seyir izlendiğini ve yabancı sermayenin Türkiye piyasasına yönelik iştahının arttığını gösteriyor.
Yabancı Sermaye Girişi Vatandaşı ve İstihdamı Nasıl Etkiler?
Uluslararası doğrudan yatırımların artması, sokaktaki vatandaş için yeni iş imkanları ve yerel sanayinin canlanması anlamına geliyor. Özellikle yüksek katma değerli yatırımlar, mühendislik ve teknoloji alanında nitelikli istihdamı artırarak refah seviyesine doğrudan katkı sağlıyor. Yabancı şirketlerin Türkiye'de kurduğu her yeni fabrika veya merkez, yerel tedarikçilerin de küresel standartlara yükselmesini zorunlu kılarak genel ekonomik kaliteyi yukarı çekiyor.
Yatırımcı güveninin artmasıyla birlikte döviz girdisinin yükselmesi, makroekonomik dengelerin korunmasına yardımcı olurken enflasyonla mücadele sürecinde de elini güçlendiriyor. Bu durum uzun vadede fiyat istikrarına ve yerli üretimin küresel pazarlardaki payının artmasına zemin hazırlıyor.
YASED ve Türkiye Ekonomi Yönetimi Arasındaki İş Birliğinin Tarihçesi
Uluslararası Yatırımcılar Derneği (YASED), kurulduğu 1980’li yıllardan bu yana Türkiye’deki yabancı sermayenin en güçlü sesi olarak biliniyor. Geçmişte de benzer kriz dönemlerinde ve büyüme hamlelerinde hükümetlerle köprü vazifesi gören dernek, Yatırım Ortamını İyileştirme Koordinasyon Kurulu (YOİKK) gibi platformlarda etkin rol üstlenmiştir.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in daha önceki açıklamalarında belirttiği "öngörülebilirlik ve uluslararası normlara dönüş" vizyonu, YASED üyeleri tarafından da yakından takip edilen temel kriterlerin başında geliyor. Bugün gelinen noktada, yapısal reformların meyvesini vermesiyle birlikte Türkiye'nin küresel yatırım pastasından aldığı payın %1,5 seviyelerine çıkarılması hedefleniyor.