İstanbul
Parçalı bulutlu
weather
5°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
43,4884 %0.03
51,4317 %0.24
6.909,10 6,23
Yuva Portal Gündem Beşiktaş Belediyesi davasında Ali Rıza Yılmaz’dan şok savunma!

Beşiktaş Belediyesi davasında Ali Rıza Yılmaz’dan şok savunma!

Aziz İhsan Aktaş suç örgütü davasında tutuklu yargılanan Beşiktaş Belediye Başkan Yardımcısı Ali Rıza Yılmaz, 10 aydır süren tutukluluğuna isyan etti. Yılmaz, bilirkişi raporlarının görmezden gelindiğini ve iftiraya uğradığını öne sürdü.

Kaynak: Habermerkezi
Okunma Süresi: 4 dk

Haber Özeti: Beşiktaş Belediye Başkan Yardımcısı Ali Rıza Yılmaz, suç örgütü davasındaki savunmasında bilirkişi raporlarının suçsuzluğunu kanıtladığını ancak savcılığın bu verileri dikkate almadığını iddia etti. 10 aydır tutuklu bulunan Yılmaz, ihaleye fesat karıştırma suçlamalarını reddederek kendisinin bir siyasi kumpasın hedefi olduğunu savundu.

Beşiktaş Belediyesi davasında Ali Rıza Yılmaz ne ile suçlanıyor?

Kamuoyunda Aziz İhsan Aktaş suç örgütü olarak bilinen davanın ikinci haftasında, görevinden uzaklaştırılan Beşiktaş Belediye Başkan Yardımcısı Ali Rıza Yılmaz hakim karşısına çıktı. 70 yaşında olduğunu ve hayatı boyunca çetelerle mücadele ettiğini vurgulayan Yılmaz, 10 aydır haksız yere cezaevinde tutulduğunu belirterek iddianamenin tek taraflı hazırlandığını ileri sürdü. Yılmaz, savunmasında belediyenin her yıl Sayıştay ve Mülkiye müfettişleri tarafından denetlendiğini, bu denetimlerden her zaman alnının akıyla çıktığını hatırlattı.

Savunmanın odak noktasını, ihalelere verilen "olur" imzaları oluşturdu. Ali Rıza Yılmaz, teknik bir bürokrat değil, seçilmiş bir siyasi başkan yardımcısı olduğunu belirterek, imzasının sadece idari bir prosedürden ibaret olduğunu savundu. Bilirkişilerin dört farklı ihale dosyası üzerinde yaptığı incelemelerde suç unsuru bulamadığını ifade eden Yılmaz, savcılığın bu somut raporları dosyaya dahil etmemesine anlam veremediğini dile getirdi. Bu durum, yargılama sürecindeki usul tartışmalarını yeniden alevlendirdi.

İftira iddiaları davanın seyrini nasıl değiştirecek?

Yolsuzluk ve rüşvet iddialarının gölgesinde devam eden duruşmada Yılmaz, Ozan İş isimli şahsın kendisini kurtarmak için iftira attığını iddia etti. İddianamede kendisine yönelik herhangi bir rüşvet veya kişisel menfaat suçlaması bulunmadığına dikkat çeken sanık, örgüt lideri olduğu öne sürülen Aziz İhsan Aktaş ile olan görüşmesinin sıradan bir nezaket ziyareti olduğunu savundu. Geçmiş yıllarda benzer belediye operasyonlarında görülen "itirafçı beyanları" ile şekillenen dosya yapısı, bu davada da savunmanın en çok itiraz ettiği noktaların başında geliyor.

Yılmaz, özellikle Mustafa Mutlu gibi isimlerle hiyerarşik bir bağı olmadığını, sadece hukuki konularda görüş alışverişinde bulunmuş olabileceğini belirtti. Dosyadaki dijital veriler ve iletişim trafiklerinde, ihaleyi alan firmalarla hiçbir organik bağının tespit edilemediğini hatırlatan Yılmaz, suçlamaların somut delillerden yoksun, tamamen soyut beyanlara dayandığını yineledi. Bu savunma, davanın önümüzdeki günlerde delil ikamesi aşamasında kritik bir rol oynayabilir.

Yerel yönetimlerdeki ihale süreçleri vatandaşı nasıl etkiliyor?

Belediyelerdeki bu tür hukuki süreçler, doğrudan kamu kaynaklarının kullanımı ve şeffaflık ilkeleriyle ilgili olduğu için vatandaşı yakından ilgilendiriyor. Beşiktaş gibi bütçesi yüksek ilçelerde yaşanan bu tarz davalar, sadece siyasi figürlerin geleceğini değil, aynı zamanda belediye hizmetlerinin sürekliliğini ve kamu güvenini de etkiliyor. İhaleye fesat karıştırma iddiaları kanıtlandığı takdirde, kamu zararı olarak nitelendirilen miktarların rücu edilmesi süreci başlayabiliyor, bu da ilçe halkına gidecek hizmetin aksaması anlamına geliyor.

Geçmişte benzeri görülen yerel yönetim davalarında, yargılama süreci uzadıkça belediyelerin karar alma mekanizmalarının yavaşladığı gözlemlenmişti. 2024 ve 2025 yıllarındaki benzer soruşturmalarla karşılaştırıldığında, 2026 yılındaki bu davanın çok daha geniş bir kapsamda suç örgütü çatısı altında ele alınması dikkat çekiyor. Yılmaz'ın savunmasında vurguladığı "siyasi kimlik" vurgusu, davanın sadece hukuki değil, siyasi bir zeminde de tartışılmaya devam edeceğini gösteriyor.

Beşiktaş Belediyesi operasyonunun perde arkasında ne var?

Beşiktaş Belediyesi'ne yönelik süreç, yaklaşık bir yıl önce Belediye Başkanı'nın tutuklanmasıyla başlamıştı. Türk yargı tarihinde yerel yönetimlere yönelik operasyonlar genellikle ihale yolsuzlukları ve imar kirliliği iddiaları üzerinden şekilleniyor. Ali Rıza Yılmaz, 2019 yılından bu yana görevde olduğunu ve bu süre zarfında devletin hiçbir kurumuyla sorun yaşamadığını belirterek, operasyonun zamanlamasına ve şekline yönelik kuşkularını dile getirdi.

Hukukçular, bilirkişi raporlarının ceza yargılamasındaki bağlayıcılığının altını çiziyor. Eğer Yılmaz'ın iddia ettiği gibi bilirkişiler ihalelerde mevzuata aykırılık bulmadıysa, davanın seyri sanıklar lehine değişebilir. Ancak savcılık makamının, gizli tanık veya teknik takip verileri gibi henüz kamuoyuna tam yansımayan farklı delillere dayanıyor olması ihtimali de davanın ciddiyetini koruyor. Mahkeme heyeti, duruşmaya verilen aranın ardından sanıkların tutukluluk hallerini ve yeni delil taleplerini değerlendirecek.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *