Haber Özeti: Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma neticesinde, Üsküdar Devlet Hastanesi'nde görevli doktorlar G.Ö. ve C.G.'nin hastalardan ameliyat karşılığında rüşvet aldıkları iddiasıyla gözaltına alındıkları açıklandı.
Üsküdar Devlet Hastanesi rüşvet olayı nedir, ne zaman oldu?
İstanbul'un en köklü sağlık kuruluşlarından biri olan Üsküdar Devlet Hastanesi, bugün sabah saatlerinde gerçekleştirilen bir operasyonla sarsıldı. Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen teknik ve fiziki takibin ardından, hastanenin cerrahi birimlerinde görev yapan G.Ö. ve C.G. isimli doktorların, ameliyat sırası bekleyen vatandaşlardan süreci hızlandırmak veya operasyonu gerçekleştirmek adı altında usulsüz ek ücret talep ettikleri belirlendi.
Emniyet güçleri tarafından düzenlenen baskınla gözaltına alınan doktorların çalışma odalarında ve ikametlerinde aramalar yapıldığı, dijital materyallere el konulduğu öğrenildi. Soruşturmanın sadece bu iki isimle sınırlı kalmadığı, hastane içerisindeki diğer personelin veya aracıların bu trafikle bir bağlantısı olup olmadığının titizlikle incelendiği ifade ediliyor. Bu operasyon, kamu hastanelerinde şeffaflık ve etik ilkelerin korunması adına atılan kritik bir adım olarak değerlendiriliyor.
Üsküdar Devlet Hastanesi rüşvet alan doktorlar kimdir?
Soruşturma kapsamında kimlik bilgileri paylaşılan doktorlar G.Ö. ve C.G.'nin, hastaneye muayene için gelen ve ameliyat kararı verilen hastalara, resmi prosedürlerin dışına çıkarak nakit ödeme zorunluluğu getirdikleri iddia ediliyor. Geçtiğimiz yıllarda benzer şekilde kamu hastanelerinde yapılan operasyonlarla karşılaştırıldığında, Sağlık Bakanlığı'nın bu tür usulsüzlüklere karşı 'Sıfır Tolerans' politikası yürüttüğü ve denetimlerin dijital sistemler üzerinden sıkılaştırıldığı görülüyor. Geçen yıl İstanbul genelinde benzer iddialarla açılan soruşturmalarda, kamu görevlilerinin mal varlıklarındaki ani artışların ana delil olarak kullanıldığı hatırlanıyor.
Hukuki süreçte rüşvet ve irtikap suçlamasıyla karşı karşıya kalan doktorların, hastaların şikayeti üzerine takibe alındığı belirtiliyor. Türkiye genelinde kamu sağlık sisteminde ameliyatların ücretsiz olduğu bilinci artarken, bu tarz 'bıçak parası' adı altındaki uygulamaların yargı tarafından en ağır cezalarla karşılık bulduğu tarihsel örneklerle sabitlenmiş durumda. Savcılığın, mağdur sayısının artabileceği ihtimali üzerinde durduğu ve geçmişe dönük hasta kayıtlarını incelemeye aldığı bildirildi.
Vatandaşlar rüşvet talebi karşısında ne yapmalı?
Bu olay, kamu hastanelerinde hizmet alan vatandaşların haklarını bir kez daha gündeme taşıdı. Devlet hastanelerinde yapılan tüm tıbbi müdahaleler ve ameliyatlar, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) kapsamında ücretsiz olarak sunulurken, doktorların veya sağlık personelinin herhangi bir isim altında elden para talep etmesi Türk Ceza Kanunu'na göre ağır suç teşkil ediyor. Vatandaşların bu tür bir taleple karşılaşmaları durumunda, ödeme yapmak yerine doğrudan hastane yönetimindeki Hasta Hakları Birimi'ne veya SABİM (Alo 184) hattına şikayette bulunmaları hayati önem taşıyor.
Mağduriyet yaşayan hastaların beyanları, bu operasyonda olduğu gibi adli sürecin başlamasındaki en büyük etken olarak öne çıkıyor. Kamu görevlilerinin bu tür usulsüzlüklere karışması, sadece bireysel bir suç değil, aynı zamanda sağlık sistemine olan güveni zedeleyen toplumsal bir sorun olarak görülüyor. Yetkililer, dijitalleşen sağlık sisteminde her işlemin kayıt altında olduğunu ve usulsüz para akışlarının er ya da geç tespit edileceğini vurgulayarak vatandaşları dikkatli olmaya çağırıyor.
Sağlıkta yolsuzlukla mücadele ve yasal süreç
Sağlık sektöründe etik ihlallere karşı yürütülen mücadele, 1980'li yıllardan bu yana Türkiye'nin gündeminde olan 'bıçak parası' sorununu minimize etmeyi hedefliyor. Sağlık Bakanlığı yetkililerinin daha önceki açıklamalarında vurguladığı üzere, kamu çalışanının sunduğu hizmet karşılığında maddi menfaat sağlaması Görevi Kötüye Kullanma ve Rüşvet suçları kapsamında değerlendirilerek memuriyetten men edilmeye kadar varan ağır yaptırımları beraberinde getiriyor. Kaynak: Yigit AKSÜT