reklam
reklam
İstanbul
Parçalı bulutlu
weather
7°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
43,4990 %0.02
51,6211 %0.04
6.439,47 -5,15
Yuva Portal Teknoloji Erzurum'da Dondurucu Soğuğa Meydan Okuyan Tohum Devrimi

Erzurum'da Dondurucu Soğuğa Meydan Okuyan Tohum Devrimi

Erzurum'daki Soğuğa Dayanıklılık Test Merkezi, eksi 21 dereceye kadar dayanabilen stratejik tohumlar geliştirerek tarımda iklim krizine karşı kalkan oluşturuyor. Bilim insanları, 100 yıllık iklim verilerini kullanarak 6 yıllık ıslah sürecini yarı yarıya indirmeyi başardı.

Kaynak: Habermerkezi
Okunma Süresi: 4 dk

Haber Özeti: Erzurum Soğuğa Dayanıklılık Test Merkezi, kar örtüsü olmadan eksi 21 derecede yaşayabilen buğday, arpa ve tritikale tohumları geliştirerek tescil ettirdi. Bu teknoloji sayesinde tarımsal verim kayıplarının önüne geçilirken, ıslah süreleri 6 yıldan 2 yıla düşürülerek gıda güvenliği garanti altına alınıyor.

Eksi 21 Dereceye Dayanıklı Tohumlar Tarımı Nasıl Değiştirecek?

Erzurum'da faaliyet gösteren Soğuğa Dayanıklılık Test Merkezi, dondurucu kış şartlarının hüküm sürdüğü Anadolu coğrafyası için hayati bir Ar-Ge çalışmasına imza atıyor. TAGEM bünyesindeki bu merkezde, kar örtüsünün bulunmadığı ekstrem koşullarda bile canlılığını koruyan ekmeklik buğday, tritikale ve kışlık arpa çeşitleri geliştiriliyor. Bilimsel veriler, kar örtüsü olmadığında bitki ölümlerinin eksi 15 derecede başladığını gösterirken, bu merkezde geliştirilen yeni genotipler eksi 21 dereceye kadar direnç göstererek tarımsal sürdürülebilirliği bir üst seviyeye taşıyor.

Laboratuvar ortamında yürütülen çalışmalarda bitkiler, bölgenin son 100 yıllık iklim verileri referans alınarak 7 hafta boyunca kademeli olarak soğuğa alıştırılıyor. Bu kontrollü süreç, doğada yıllar sürecek olan seleksiyon işlemini kısa sürede tamamlayarak en dayanıklı genotiplerin erkenden belirlenmesini sağlıyor. Bugüne kadar tescil edilen 9 farklı çeşit, Türkiye'nin sert kış şartlarına sahip bölgelerinde çiftçinin en büyük güvencesi haline gelmiş durumda.

Gıda Güvenliği ve Verim Kayıpları İçin Bu Ne Anlama Geliyor?

İklim değişikliği ile birlikte gelen öngörülemez hava olayları, geçmiş yıllarda özellikle Doğu Anadolu ve İç Anadolu bölgelerinde ciddi rekolte kayıplarına neden olmuştu. Örneğin, kışın yeterli kar yağışının düşmemesi ve kuru soğukların yaşanması durumunda tarladaki ürünlerin büyük bir kısmı don zararı ile yok oluyordu. Geliştirilen bu dayanıklı tohumlar, don riskini minimize ederek çiftçinin emeğini koruyor ve ulusal gıda arz güvenliğini pekiştiriyor.

Merkezin sağladığı en büyük avantajlardan biri de zaman ve maliyet tasarrufu olarak öne çıkıyor. Geleneksel ıslah yöntemleriyle 6 yılı bulan test ve tescil süreçleri, yüksek teknolojili seralar ve iklim odaları sayesinde 2 ila 3 yıla kadar indirilmiş durumda. Bu hız, değişen iklim koşullarına karşı bitki çeşitliliğini güncellemek zorunda olan Türkiye için stratejik bir hız anlamına geliyor.

Sadece Tahıl Değil Meyvecilikte De Don Riski Tarih Mi Oluyor?

Erzurum'daki merkezin yetkinlikleri sadece hububat ile sınırlı kalmıyor; ekonomik değeri yüksek olan Malatya kayısısı ve fındık gibi ürünler için de benzer testler uygulanıyor. Malatya Kayısı Araştırma Enstitüsü ile yapılan iş birliği çerçevesinde, yaklaşık 300 kayısı çeşidinin pembe tomurcuk ve çiçeklenme dönemlerindeki dona karşı dirençleri ölçülüyor. Bu durum, her yıl milyonlarca liralık zarara yol açan zirai don olaylarına karşı daha dirençli bahçelerin kurulmasının önünü açıyor.

Vatandaşın sofrasına gelen ekmeğin ve meyvenin fiyat istikrarı, tarladaki ürünün iklim şoklarına dayanıklılığıyla doğrudan ilişkilidir. Geliştirilen bu yerli ve milli tohumlar, ithal tohum bağımlılığını azaltırken, yerel gen kaynaklarının modern bilimle harmanlanarak geleceğe taşınmasını sağlıyor.

Tarımsal Ar-Ge'nin Tarihsel Süreci Ve Uzman Görüşü

Türkiye'de tarımsal ıslah çalışmaları Cumhuriyet'in ilk yıllarından bu yana stratejik bir alan olarak kabul edilmiştir. Ancak 2016 yılında kurulan bu ileri Ar-Ge merkezi, süreci tarladan laboratuvar ortamına taşıyarak bir devrim yaratmıştır. Dr. Ümran Küçüközdemir, yüksek verimli anne genotipler ile soğuğa dayanıklı baba genotiplerin melezlenmesiyle hem kaliteli hem de dirençli ürünler elde ettiklerini vurguluyor.

Uzmanlar, küresel ısınmanın etkisiyle kışların artık daha sert ve yağışsız geçebileceği uyarısında bulunurken, Erzurum'daki bu merkezin uluslararası ıslah çalışmalarına da veri sağlayacak kapasitede olması, Türkiye'nin tarımsal teknoloji ihracatçısı konumuna yükselmesine katkı sağlıyor.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *