Haber Özeti: TSKB, 2025 yılının son çeyreğinde 2,02 milyar TL net kâr açıklayarak piyasa beklentilerini tam isabetle karşıladı. Bankanın 12 aylık toplam kârı 11,3 milyar TL seviyesine ulaşarak geçtiğimiz yılın performansının üzerine çıktı.
TSKB 2025 Yılı Dördüncü Çeyrek Karı Beklentileri Karşıladı mı?
Türkiye Sınai Kalkınma Bankası (TSKB), 2025 yılının dördüncü çeyreğine ilişkin finansal sonuçlarında 2.023.621.000 TL net kâr açıkladı. Bu rakam, piyasadaki 11 farklı aracı kurumun katılımıyla oluşan 2.024.600.000 TL'lik ortalama beklentiyle neredeyse birebir örtüşüyor. Bankanın medyan beklentisi olan 2,01 milyar TL'nin de hafif üzerinde gerçekleşen bu sonuç, kurumun operasyonel verimliliğini ve tahmin edilebilir finansal yönetimini bir kez daha teyit etti.
Bankanın yılın tamamında ulaştığı 11.323.717.000 TL toplam kâr, 2025 yılı boyunca izlenen sıkı para politikası ve değişen faiz marjlarına rağmen istikrarlı bir duruş sergilendiğini gösteriyor. Özellikle yatırım bankacılığı ve sürdürülebilir finansman kalemlerinden gelen katkı, kârlılık rakamlarının ana taşıyıcısı oldu. Piyasa analistleri, TSKB'nin bu performansını "beklentilere paralel ve sağlıklı bir kapanış" olarak nitelendiriyor.
TSKB Karlılığında Geçen Yıla Göre Nasıl Bir Değişim Yaşandı?
Geçtiğimiz 2024 yılının aynı döneminde TSKB, 3,10 milyar TL net kâr açıklayarak piyasa beklentilerini aşmıştı. 2024 yılının toplam kârı ise 10,1 milyar TL olarak kayıtlara geçmişti. 2025 yılı sonu itibarıyla ulaşılan 11,3 milyar TL'lik yıllık kâr rakamı, bankanın nominal bazda kârlılığını artırmaya devam ettiğini ancak çeyreklik bazda sektör genelindeki yüksek vergi yükü ve artan operasyonel maliyetlerden etkilendiğini ortaya koyuyor.
Bankanın özkaynak kârlılığı 2024 yılında %37,6 seviyelerinde gerçekleşirken, 2025 yılı boyunca bu oranın %30 ile %33 bandında seyrettiği görülüyor. Özellikle TCMB'nin faiz politikaları ve bankacılık sektöründeki swap maliyetlerinin artışı, ticari bankaların aksine yatırım bankacılığı odaklı çalışan TSKB üzerinde daha sınırlı fakat hissedilir bir baskı yarattı. Yine de bankanın aktif kalitesindeki güçlü duruş ve takipteki kredi oranının %1-2 bandında tutulması, risk maliyetini düşük seviyelerde tutan ana unsur oldu.
Yeni Bilanço Verileri Yatırımcıyı ve Sektörü Nasıl Etkileyecek?
TSKB'nin beklentilere paralel gelen bilançosu, hisse performansı üzerinde "nötr-pozitif" bir etki yaratma potansiyeline sahip. Bankanın özellikle yeşil dönüşüm ve ESG (Çevresel, Sosyal ve Yönetişim) odaklı kredi portföyü, uluslararası finans kuruluşlarından uygun maliyetli fon temin etmesini kolaylaştırıyor. Bu durum, Türkiye'deki sanayi kuruluşlarının düşük karbonlu ekonomiye geçiş sürecinde ihtiyaç duyduğu uzun vadeli finansman desteğinin 2026 yılında da artarak süreceği anlamına geliyor.
Vatandaş ve reel sektör açısından bakıldığında, TSKB'nin kârını koruması demek, üretim ve ihracat odaklı yatırımların desteklenmeye devam etmesi demektir. Banka Genel Müdürü Murat Bilgiç'in önceki dönemlerde vurguladığı "nitelikli kalkınma" vizyonu, bu finansal sonuçlarla alt yapısı sağlamlaştırılmış bir şekilde 2026 yılına devrediliyor. Bankanın sermaye yeterlilik rasyolarının sektör ortalamasının üzerinde seyretmesi, olası ekonomik dalgalanmalara karşı korunaklı bir liman işlevi görmeye devam edeceğine işaret ediyor.
Türkiye'nin İlk Kalkınma Bankası Olarak TSKB'nin Misyonu
1950 yılında kurulan Türkiye Sınai Kalkınma Bankası, Türkiye'nin özel sermayeli ilk kalkınma ve yatırım bankası olma unvanını taşıyor. Kurulduğu günden bu yana sanayileşme hamlelerinin finansmanında kilit rol oynayan banka, günümüzde sadece kredi veren bir kurum olmanın ötesinde, yatırım danışmanlığı ve sürdürülebilirlik alanlarında da sektöre yön veriyor. Uzmanlar, TSKB'nin kâr kalemleri içinde "diğer gelirler" ve "komisyon gelirleri"nin artış göstermesinin, bankanın klasik faiz gelirine olan bağımlılığını azalttığını ve iş modelini çeşitlendirdiğini belirtiyor.
Özellikle 2025 yılı boyunca dünya genelinde artan korumacı ticaret eğilimleri ve Türkiye'nin Avrupa Yeşil Mutabakatı'na uyum süreci, TSKB gibi tematik bankaların önemini artırdı. Bankanın tarihsel süreci incelendiğinde, Türkiye ekonomisinin her kritik virajında sanayiciye yol arkadaşlığı yaptığı ve finansal istikrarını koruyarak özkaynaklarını sürekli büyüttüğü görülüyor. Bu bilanço sonuçları da 75 yıllık tecrübenin modern finans dünyasıyla başarılı bir entegrasyonu olarak değerlendiriliyor.