Haber Özeti: Borsa İstanbul'da işlem gören 16 şirket, 2-6 Şubat 2026 haftasında sermaye tavanı artırımı, bedelsiz pay ihracı ve borçlanma araçları için Sermaye Piyasası Kurulu'na (SPK) resmi başvurularını tamamladı. Bu hamleler, şirketlerin 2030 vizyonu çerçevesinde finansal yapılarını güçlendirme ve likidite imkanlarını genişletme stratejilerini yansıtıyor.
Şirketler Neden Sermaye Tavanını Artırıyor?
Borsa İstanbul'da faaliyet gösteren şirketlerin kayıtlı sermaye tavanlarını astronomik oranlarda artırma isteği, enflasyonist ortamda özkaynaklarını koruma ve gelecekteki olası bedelsiz sermaye artırımlarına zemin hazırlama amacı taşıyor. Örneğin Consus Enerji (CONSE), mevcut 1,5 milyar TL olan tavanını 9 milyar TL'ye çıkarırken, Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası (KLNMA) bu rakamı 10 milyar TL'den 100 milyar TL'ye yükseltmek için SPK onayını bekliyor. Bu durum, şirketlerin önümüzdeki 5 yıllık süreçte (2026-2030) çok daha büyük bir finansal hareket alanı hedeflediğini kanıtlıyor.
Geçtiğimiz yılın aynı döneminde sermaye tavanı güncellemeleri daha kısıtlı tutulurken, 2026 yılı başı itibarıyla rakamların 10 katına varan oranlarda güncellenmesi, piyasadaki büyüme iştahının bir göstergesi olarak kabul ediliyor. Uzmanlar, bu tavan artışlarının doğrudan bir nakit girişi sağlamasa da, şirketin ileride yapacağı sermaye hamleleri için yasal sınırı genişlettiğini hatırlatıyor. Özellikle Alves Kablo gibi 600 milyon TL'den 11 milyar TL'ye devasa bir sıçrama hedefleyen şirketler, yatırımcı nezdinde uzun vadeli büyüme sinyali veriyor.
Bankacılık Sektöründe Borçlanma Trafiği Nasıl Şekilleniyor?
Sektörün dev oyuncularından Garanti BBVA (GARAN), yurt dışı piyasalarda 2 milyar dolar tutarında yeşil ve sürdürülebilir finansman bonosu ihracı için düğmeye bastı. Bu adım, Türk bankacılık sektörünün küresel sürdürülebilirlik standartlarına uyum sağlama ve döviz bazlı likidite sağlama konusundaki kararlılığını gösteriyor. Bankaların yurt dışı borçlanma iştahı, genellikle iç piyasadaki kredi genişlemesini desteklemek ve vadesi gelen borçları daha uygun maliyetlerle çevirmek amacıyla tetikleniyor.
Öte yandan Inveo Yatırım Holding 10 milyar TL, Karel Elektronik ise 6 milyar TL tutarında yurt içi borçlanma aracı ihracı için başvuru yaparak yerel yatırımcıya yönelik enstrümanlarını çeşitlendirdi. 2025 yılı verilerine göre yurt içi tahvil ihraçlarına olan talebin %20 oranında artış göstermesi, bu yıl şirketlerin banka kredileri yerine doğrudan sermaye piyasalarından borçlanmayı tercih etme eğilimini pekiştiriyor. Borçlanma tavanı başvuruları, şirketlerin nakit akış yönetiminde daha esnek bir yapıya bürünmesini sağlıyor.
Sermaye Hareketleri Yatırımcıyı ve Vatandaşı Nasıl Etkiler?
Şirketlerin sermaye artırımları ve borçlanma hamleleri, borsa yatırımcısı için hisse likiditesinin artması ve şirketin kurumsallaşma düzeyinin yükselmesi anlamına geliyor. Özellikle Koç Metalurji (KOCMT) ve Cem Zeytin (CEMZY) gibi bedelsiz sermaye artırımı yoluna giden şirketlerde, hissedarların elindeki pay sayısı artarken hisse fiyatında teknik düzeltmeler yaşanıyor. Bu durum, hisse senetlerinin daha ulaşılabilir birim fiyatlara çekilmesini sağlayarak küçük yatırımcının piyasaya katılımını kolaylaştırıyor.
Vatandaş açısından bakıldığında, bu finansal genişlemeler istihdam ve üretim kapasitesinin artışıyla sonuçlanabilecek yatırımların öncüsüdür. Şirketlerin özkaynaklarını güçlendirmesi, ekonomik dalgalanmalara karşı daha dayanıklı bir reel sektör yapısı oluşturur. SPK tarafından onaylanan bu süreçler, şeffaflık ilkesi gereği tüm detaylarıyla kamuoyuna açıklandığı için piyasadaki güven ortamını da desteklemektedir.
Borsa İstanbul'da Kurumsal Yönetim ve Birleşme Hamleleri
Finansal genişlemenin yanı sıra şirketlerin yönetim yapılarındaki profesyonelleşme adımları da dikkat çekiyor. Hat-San Gemi (HATSN) ve Peker GYO (PEKGY), bağımsız yönetim kurulu üyesi atamalarıyla kurumsal yönetim ilkelerine uyumlarını güçlendiriyor. Bu tür atamalar, özellikle yabancı fonların bir şirkete yatırım yaparken aradığı en önemli kriterlerden biri olan 'denetlenebilirlik' ve 'şeffaflık' unsurlarını doğrudan etkiliyor.
Stratejik bir diğer hamle ise Çelebi Hava Servisi (CLEBI) cephesinden geldi. Şirket, %100 bağlı ortaklığı olan Çelebi Kargo ile 'kolaylaştırılmış usulde birleşme' için başvuruda bulundu. Bu tarz birleşmeler, grup içi operasyonel maliyetlerin düşürülmesini ve yönetimsel karmaşanın ortadan kaldırılmasını amaçlayan verimlilik odaklı adımlardır. Geçmişteki benzer birleşme örnekleri, operasyonel giderlerde %15'e varan tasarruf sağlandığını göstermiştir.