Haber Özeti: OYAK Çimento (OYAKC) hisseleri, Bank of America ve Ak Yatırım üzerinden gelen toplam 22,6 milyon lotu aşan net satışların etkisiyle haftayı %7,80 değer kaybıyla kapattı. Satışların toplam parasal büyüklüğü 616 milyon TL'yi aşarken, hisse fiyatı 25,28 TL seviyesine geriledi.
OYAKC Hissesi Neden Düştü ve Kimler Satış Yaptı?
Borsa İstanbul'da 16-20 Şubat haftasında BIST 100 endeksinin %1,74 değer kaybettiği negatif atmosferde, OYAK Çimento (OYAKC) hisseleri piyasadan negatif ayrışarak sert bir geri çekilme yaşadı. Düşüşün ana kaynağını, kurumsal yatırımcıların ve yabancı fonların sıklıkla kullandığı iki büyük kanal oluşturdu. Bank of America (BofA) müşterileri hafta boyunca 11,4 milyon lotluk net satış gerçekleştirerek toplam çıkışın %41'ini tek başına göğüsledi. BofA'nın satış maliyetinin 27,479 TL seviyesinde oluşması, satış baskısının hafta genelinde yüksek fiyatlardan başladığını kanıtlıyor.
Satış tarafındaki ikinci büyük aktör ise Ak Yatırım oldu. Kurum üzerinden yapılan işlemler sonucunda 11,2 milyon lotluk net satış gerçekleşirken, bu rakam toplam haftalık satışların %40'ına tekabül etti. İki kurumun senkronize hareket eden satış hacmi, OYAKC paylarında kısa vadeli teknik görünümün bozulmasına ve fiyatın 25,28 TL bandına kadar sarkmasına neden oldu. Alım tarafında Deniz Yatırım 4,2 milyon lot ile karşılamaya çalışsa da devasa satış hacminin yanında bu talep yetersiz kaldı.
Geçmiş Verilere Göre Çimento Sektöründe Neler Değişiyor?
Geçtiğimiz yılın aynı döneminde Borsa İstanbul genelinde enflasyon muhasebesi ve faiz artış döngüsü etkili olurken, çimento sektörü kentsel dönüşüm ve altyapı projeleriyle dirençli bir performans sergilemişti. Ancak 2026 yılına gelindiğinde, yüksek finansman maliyetlerinin inşaat sektörü üzerindeki yavaşlatıcı etkisi ve enerji maliyetlerindeki değişimler şirket bilançoları üzerinde baskı oluşturmaya başladı. OYAK Çimento özelinde bakıldığında, 2025 yılı son çeyreğindeki stabil seyir, Şubat 2026 itibarıyla yerini kurumsal kâr realizasyonuna bırakmış görünüyor.
Hissenin 27 TL seviyelerinden 25 TL bandına gerilemesi, teknik analiz uzmanlarının yakından takip ettiği 200 günlük hareketli ortalama gibi kritik destek seviyelerinin test edilmesine yol açıyor. Bank of America gibi yabancı takaslarında etkin olan bir kurumun 314 milyon TL'lik net çıkış yapması, kısa vadeli fonların sektörden başka alanlara veya nakde geçme eğilimini yansıtıyor. Uzmanlar, bu çapta hacimli satışların genellikle model portföy güncellemeleri veya global fonların risk iştahındaki değişimlerle bağlantılı olduğunu hatırlatıyor.
Yüklü Satışlar Küçük Yatırımcıyı Nasıl Etkileyecek?
Borsada gerçekleşen bu çaplı kurumsal çıkışlar, genellikle küçük yatırımcı için panik havası yaratsa da orta vadeli stratejilerde farklı bir anlam taşıyor. OYAKC hissesinde maliyetlerin 26-27 TL bölgesinde yoğunlaşması, olası tepki alımlarında bu seviyelerin artık güçlü birer direnç noktası haline geldiğini gösteriyor. Yatırımcıların bu süreçte takas değişimlerini izlemesi, satış yapan kurumların tekrar alım yönüne geçip geçmediğini kontrol etmesi kritik önem taşıyor.
Özellikle Ak Yatırım ve BofA üzerinden gelen 600 milyon TL'den fazla nakit çıkışının hangi sektörlere kaydığı, piyasanın genel yönü açısından ipucu verecektir. Çimento sektöründe kârlılık marjlarının korunması durumunda bu düşüşler bazı analistler tarafından düzeltme olarak nitelendirilse de, hacimli düşüşlerin durulması için satış baskısının net bir şekilde azaldığı görülmelidir. Vatandaşın portföyündeki OYAKC hisseleri için 25 TL altındaki kapanışlar risk primini artırabilir.
OYAK Çimento ve Sektörel Tarihsel Süreç
Türkiye'nin en büyük çimento üreticilerinden biri olan OYAK Çimento, son yıllarda sürdürülebilirlik ve karbon emisyonu azaltma projeleriyle dikkat çekiyordu. Sektör temsilcileri ve eski SPK yetkilileri, benzer büyük ölçekli satışların genellikle belirli periyotlarda yaşandığını, şirketin temel rasyolarında (FK, PD/DD) radikal bir bozulma olmadığı sürece bu tür hareketlerin piyasanın doğal işleyişi olduğunu sıkça dile getiriyor. 2024 ve 2025 yıllarındaki birleşme süreçlerinin ardından yapısal olarak büyüyen şirketin, piyasa dalgalanmalarına karşı geçmişte de direnç gösterdiği biliniyor.
Geçmişteki benzer satış dalgaları incelendiğinde, kurumsal çıkışların tamamlanmasının ardından fiyatın dengelenme sürecine girdiği ve sektörel haber akışıyla yön bulduğu gözlemlenmiştir. 2026 yılındaki bu son gelişme, çimento sektöründeki hisse senedi dinamiklerinin kurumsal yatırımcı iştahına ne kadar duyarlı olduğunu bir kez daha kanıtlıyor.