Haber Özeti: Selçuk Ecza Deposu (SELEC), beklentilerin altında kalan 211 milyon TL'lik son çeyrek net kârına rağmen aracı kurumların hedef fiyat listelerinde kalmaya devam ediyor. Ak Yatırım, hisse için %32,87'lik prim potansiyeli öngörürken; Deniz Yatırım hedef fiyatını 110 TL'ye yükselterek 'Tut' tavsiyesini sürdürdü.
Aracı Kurumların SELEC Beklentisi Ne Yönde Değişti?
Borsa İstanbul'un dev ilaç dağıtım oyuncusu Selçuk Ecza Deposu (SELEC), 2025 yılını operasyonel anlamda hareketli ancak finansal kârlılık noktasında baskı altında tamamladı. Bilançonun ardından Ak Yatırım, hisse için 117,00 TL hedef fiyat belirleyerek 'endeks üstü getiri' beklentisini koruyan en iyimser kurum oldu. Diğer taraftan Deniz Yatırım, hedef fiyatını 101,10 TL seviyesinden 110,00 TL'ye revize ederek piyasadaki güncel maliyet artışlarını fiyatlamaya dahil etti.
Şeker Yatırım cephesinde 110,10 TL hedef fiyat ve 'tut' tavsiyesi sabit kalırken, İş Yatırım ise 65,02 TL olan eski hedefini 'gözden geçiriliyor' statüsüne alarak yeni bir değerlendirme sürecine girdi. Kurumların bu karmaşık sinyalleri, şirketin satış hacmindeki gücü ile net kârdaki daralma arasındaki dengeyi yansıtıyor. Piyasa medyan beklentisi olan 1 milyar TL seviyesindeki kârın çok altında kalan 211 milyon TL'lik rakam, analistlerin değerleme modellerinde çarpan ayarlamasına gitmesine neden oldu.
Bilanço Verileri Geçmiş Yıla Göre Ne Anlatıyor?
Şirketin 2025 yılı genel tablosuna bakıldığında, 172 milyar TL'ye ulaşan devasa bir satış hasılatı göze çarpıyor. Ancak bu ciro artışı kârlılığa aynı oranda yansımadı; 2024 yıl sonunda 2,69 milyar TL olan net dönem kârı, 2025 yılı toplamında -379,8 milyon TL seviyesine gerileyerek zarar bölgesine geçti. Enflasyon muhasebesi (TMS-29) uygulamaları ve yaklaşık 4,8 milyar TL tutarındaki net parasal pozisyon kaybı, bu kâr erimesinin en temel sebebi olarak öne çıkıyor.
Geçen yıl aynı dönemde %10,1 olan brüt kâr marjı, 2025 sonunda maliyet baskılarıyla %8,2 seviyelerine geriledi. İlaç fiyatlarındaki Euro kuru güncellemelerinin operasyonel giderleri karşılamakta gecikmeli kalması, her üç ilaçtan birini dağıtan bu dev yapının kâr marjlarını baskıladı. Uzmanlar, ilaç sektöründeki %23,5'lik son zam etkisinin 2026 yılı ilk çeyrek verilerinde daha net görüleceğini tahmin ediyor.
SELEC Temettü Kararı Yatırımcıyı Nasıl Etkiler?
Finansal tablolardaki kâr daralmasına rağmen şirket, yatırımcısını ödüllendirme geleneğinden vazgeçmedi. Yönetim kurulu, pay başına brüt 0,44 TL (net 0,3740 TL) nakit kâr payı dağıtılması kararını genel kurulun onayına sundu. 17 Nisan 2026 tarihinde başlaması planlanan temettü ödemesi, hisse senedi üzerinde bir güvenlik marjı oluştururken, nakit akışının sürekliliği açısından piyasaya güven mesajı veriyor.
Sektörel bazda bakıldığında, Türkiye ilaç pazarının 2026 itibarıyla 450 milyar TL'lik bir hacme ulaşması bekleniyor. Selçuk Ecza gibi %40'a yakın pazar payına sahip bir oyuncu için bu büyüme, cironun korunması anlamına gelse de yatırımcılar için asıl kritik nokta, işletme sermayesi ihtiyacının düşürülmesi ve finansman giderlerinin yönetilmesi olacak. Özellikle eczane kanalındaki tahsilat süreleri ve stok tutma maliyetleri, 2026 performansının ana belirleyicisi olacak.
İlaç Dağıtım Sektörünün Tarihsel Süreci ve Önemi
Türkiye'de ilaç dağıtım sektörü, 2000'li yılların başından bu yana konsolide bir yapıya bürünerek Selçuk Ecza ve Hedef Ecza gibi devlerin hakimiyetine girdi. 1958 yılında temelleri atılan Selçuk Ecza, bugün 111 depoluk dev bir lojistik ağıyla sağlık sisteminin şah damarı görevini görüyor. Geçmişte 2008 küresel krizi ve 2018 kur şoku gibi dönemlerde de benzer kârlılık sınavları veren sektör, kamu otoritesinin ilaç fiyatlama politikalarına doğrudan bağımlı bir yapı arz ediyor.
Eski Sağlık Bakanlığı yetkililerinin de sıkça vurguladığı gibi, 'ilaçta bulunurluk' sorunu yaşanmaması için ecza depolarının finansal sürdürülebilirliği kritik önem taşıyor. Selçuk Ecza'nın kârındaki gerileme sadece bir şirket özelinde değil, tüm sağlık tedarik zincirindeki maliyet artışlarının bir yansıması olarak okunmalı. 27 Mart 2026'da yapılacak olan Olağan Genel Kurul toplantısı, şirketin bu maliyet baskısını nasıl aşacağına dair stratejik bir yol haritası sunabilir.