Haber Özeti: Borsa İstanbul'da 2025 yılı 12 aylık finansal rapor dönemi kapsamında yarın Albaraka Türk, Agesa Hayat, Halkbank ve Kuyaş Yatırım bilançolarını açıklayacak. Bankacılık endeksi üzerinde etkili olması beklenen bu veriler, piyasaların haftalık kapanış seyrini doğrudan şekillendirecek.
13 Şubat Cuma günü hangi şirketler bilanço açıklayacak?
Borsa İstanbul'da işlem gören şirketlerin 2025 yılı 4. çeyrek performanslarını ilan ettikleri takvimde haftanın son işlem günü oldukça yoğun geçecek. Piyasa aktörlerinin radarına giren listede Albaraka Türk Katılım Bankası A.Ş. (ALBRK), Agesa Hayat ve Emeklilik A.Ş. (AGESA), Türkiye Halk Bankası A.Ş. (HALKB) ve Kuyaş Yatırım A.Ş. (KUYAS) yer alıyor. Bu şirketlerin mali tabloları, yatırımcıların 2026 yılı stratejilerini belirlemesinde anahtar rol oynayacak.
Halka açık şirketlerin finansal sağlığını gösteren bu raporlar, enflasyon muhasebesi uygulamalarının devam ettiği bir dönemde yüksek önem taşıyor. Özellikle bankacılık tarafında Halkbank ve Albaraka Türk'ün faiz marjları ile net kâr rakamları, bankacılık endeksinin (XBANK) haftalık performansını mühürleyebilir. Uzmanlar, konsolide olmayan şirketler için son tarihin 2 Mart 2026, konsolide olanlar için ise 11 Mart 2026 olduğunu hatırlatarak, veri akışının önümüzdeki haftalarda daha da yoğunlaşacağına dikkat çekiyor.
Banka bilançolarında kâr beklentileri ne yönde?
Bankacılık sektörü için açıklanacak rakamlar, geçtiğimiz yılın aynı dönemiyle kıyaslandığında dikkat çekici bir değişim sergiliyor. 2025 yılı genelinde uygulanan sıkı para politikası ve artan fonlama maliyetleri, bankaların net kâr marjlarını baskılamıştı. İş Yatırım gibi aracı kurumların analizlerine göre, araştırma kapsamındaki bankaların toplamda yıllık bazda %40 ile %47 arasında bir kâr artışı kaydetmesi bekleniyor. Geçen yıl bu dönemde bankacılık kârları baz etkisiyle daha volatil bir seyir izlerken, bu yıl verimlilik odaklı rakamların ön plana çıkması öngörülüyor.
Özellikle Halkbank tarafında marjlardaki iyileşmeye rağmen vergi karşılıklarının kâr rakamı üzerinde yaratacağı etki piyasanın en çok merak ettiği konuların başında geliyor. Katılım bankacılığı tarafında ise Albaraka Türk'ün portföy yapısı ve kâr payı gelirlerindeki stabilite, muhafazakar yatırımcı kitlesi tarafından yakından izleniyor. 2024 son çeyreğinde bankacılık sektörü toplamda 86.9 milyar TL civarında bir net kâr üretirken, 2025 final rakamlarının bu eşiği aşıp aşmayacağı yarın netleşecek.
Bilanço verileri vatandaşı ve küçük yatırımcıyı nasıl etkiler?
Şirketlerin kâr veya zarar açıklaması sadece hisse fiyatlarını değil, piyasanın genel likiditesini ve güven endeksini de doğrudan etkiler. Yarın açıklanacak Agesa Hayat bilançosu, bireysel emeklilik ve sigorta sektörünün büyüme ivmesini göstermesi açısından kritik. Enflasyonun hanehalkı tasarrufları üzerindeki baskısı göz önüne alındığında, sigortacılık verileri vatandaşın geleceğe yönelik tasarruf eğilimini yansıtan somut bir ayna görevi görecektir.
Küçük yatırımcı için bilanço dönemi, 'beklenti alınır, gerçekler satılır' mottosunun en sert yaşandığı dönemdir. Yarınki veriler, şirketlerin temettü (kâr payı) dağıtma potansiyellerini de gün yüzüne çıkaracak. Geçmiş yıllarda 13 Şubat civarı yapılan açıklamalar, Mart ayında başlayacak olan genel kurul toplantılarının ve temettü takvimlerinin habercisi olmuştu. Yatırımcıların sadece net kâra değil, şirketlerin özkaynak büyümesine ve borçluluk yapısına da odaklanması tavsiye ediliyor.
Borsa İstanbul'da bilanço döneminin tarihsel süreci
Türkiye sermaye piyasalarında bilanço dönemleri, şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkeleri gereği her yıl belirlenen yasal süreler içinde gerçekleşir. 2026 yılına gelindiğinde, dijitalleşen veri akışı sayesinde yatırımcılar KAP (Kamuyu Aydınlatma Platformu) bildirimlerine anlık olarak ulaşıp analiz edebiliyor. SPK'nın enflasyon muhasebesi kararlarıyla birlikte son iki yıldır bilanço okuma teknikleri de köklü bir değişim geçirdi.
Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) tarafından belirlenen takvim doğrultusunda, 2025 yılı dördüncü çeyrek verileri Ocak ayı sonunda Türkiye Sigorta ile başlamıştı. Tarihsel olarak Şubat ayı, finansal raporların en yoğun aktığı ve piyasadaki volatiliteyi artıran bir dönem olarak bilinir. Yetkililer, yatırımcıların kısa vadeli fiyat hareketlerinden ziyade, şirketlerin operasyonel sürekliliğine ve uzun vadeli finansal rasyolarına odaklanmalarının risk yönetimi açısından daha sağlıklı olduğunu sık sık vurguluyor.