Haber Özeti: Esas Holding, Pegasus sermayesindeki %10'luk payını 3 yıllık kredi finansmanına teminat sağlamak amacıyla borsada işlem gören niteliğe dönüştürdü. Şirket, bu payların kredi süresince satılmayacağını ve ortaklık haklarının kendisinde kalacağını taahhüt ederek piyasalara güven mesajı verdi.
Esas Holding Pegasus Hisselerini Neden Dönüştürdü?
Havacılık sektörünün dev ismi Pegasus Hava Taşımacılığı A.Ş. (PGSUS) cephesinde, ana hissedar Esas Holding tarafından stratejik bir finansman hamlesi geldi. Şirket, sahip olduğu 50.000.000 TL nominal değerli payların, 3 yıllık bir kredi finansmanında teminat olarak kullanılması amacıyla borsada işlem gören niteliğe dönüştürülmesi için Sermaye Piyasası Kurulu'ndan (SPK) onay aldı. Bu adım, doğrudan bir nakit satışı temsil etmek yerine, şirketin likidite yönetimini güçlendirmek adına mevcut varlıklarını finansal bir kaldıraç olarak kullanması anlamına geliyor.
Söz konusu operasyon çerçevesinde hazırlanan pay satış bilgi formunun onaylanması, teknik olarak bu hisselerin borsada satılabilir hale gelmesini sağlasa da Esas Holding net bir sınır çizdi. Yapılan açıklamaya göre, teminata konu olan bu paylar kredi vadesi olan 3 yıl boyunca ne borsada ne de borsa dışında hiçbir şekilde satışa konu edilmeyecek. Bu durum, piyasadaki olası "hakim ortak hisse satıyor" baskısını bertaraf ederek yatırımcı nezdinde belirsizliği ortadan kaldırmayı hedefliyor.
Hisse Teminatı Yatırımcıyı ve Borsayı Nasıl Etkiler?
Geçmiş verilere bakıldığında, 2024 yılının son çeyreğinde Esas Holding, Pegasus'taki paylarının bir kısmını kurumsal yatırımcılara satmış ve pay oranı %56,7 seviyesinden %52,8 bandına gerilemişti. Ancak bu son gelişme, bir önceki nakit satıştan farklı olarak tamamen bir finansman teminatı stratejisi üzerine kurulu. Yatırımcılar için en kritik detay, teminata konu olan paylardan doğan oy kullanma ve temettü gibi ortaklık haklarının hala Esas Holding bünyesinde kalacak olmasıdır. Bu, şirketin yönetim yapısında ve stratejik karar alma mekanizmalarında herhangi bir değişim yaşanmayacağını gösteriyor.
Borsa İstanbul'daki havacılık hisseleri üzerinde genellikle satış haberleri kısa vadeli baskı yaratsa da, bu kez gelen 3 yıllık satış yasağı taahhüdü piyasa dengelerini koruyan bir unsur olarak öne çıkıyor. PGSUS paylarının borsada işlem gören niteliğe dönüştürülmesi, sadece kredi veren finans kurumlarına yasal bir güvence sunmak amacıyla gerçekleştiriliyor. Geçmişte benzer büyük ölçekli şirketlerde görülen bu yöntem, genellikle büyük yatırımların veya borç yapılandırmalarının finansmanında bir garanti mekanizması olarak kullanılıyor.
Pegasus Ortaklık Yapısında Değişim Olacak mı?
Vatandaşlar ve borsadaki küçük yatırımcılar için bu gelişmenin en somut yansıması, Pegasus hisselerinin mülkiyet yapısının korunmasıdır. Eğer bu paylar teminat yerine doğrudan satışa çıksaydı, piyasada ciddi bir arz fazlası oluşabilirdi. Ancak 3 yıl boyunca satış yapılmayacağına dair SPK'ya iletilen taahhüt beyanı, hisse fiyatı üzerindeki spekülatif baskıları sınırlıyor. Ali Sabancı ve ailesinin kontrolündeki Esas Holding, bu hamleyle hem finansman ihtiyacını karşılıyor hem de şirketin hakim ortağı olma pozisyonunu sıkı bir şekilde muhafaza ediyor.
Havacılık sektörünün 2026 yılındaki büyüme projeksiyonları ve Smartwings gibi yurt dışı iştirak yatırımları göz önüne alındığında, ana ortağın hisselerini teminat göstererek kredi yoluna gitmesi, bu büyüme hamlelerinin finansal altyapısını destekleyen bir unsur olarak okunabilir. Uzmanlar, bu tür "lock-up" (satış yasağı) içeren dönüşümlerin, şirketin geleceğine duyulan güvenin bir göstergesi olduğunu belirtiyor.
SPK’nın 27. Madde Kararı Ne Anlama Geliyor?
Bu işlemin hukuki zemini, SPK’nın VII-128.1 sayılı Pay Tebliği'nin 27. maddesine dayanıyor. Bu madde, halka açık şirketlerdeki hakim ortakların, sermayenin %10'unu aşan paylarını borsada satılabilir hale getirmeden önce kamuoyunu bilgilendirme zorunluluğunu düzenliyor. 2020 yılında yapılan düzenlemelerle sıkılaştırılan bu kural, şeffaflığı artırmayı amaçlıyor. Sermaye Piyasası Kurulu yetkilileri, geçmişteki benzer kararlarında, bu tür dönüşümlerin sadece finansal işlemlerle sınırlı kalması durumunda yatırımcıyı koruyan ek taahhütler aranmasını zorunlu kılmıştı.