Haber Özeti: Akbank, 1,22 milyar TL tutarındaki takipteki kredi alacaklarını 242 milyon TL bedelle dört farklı varlık yönetim şirketine sattı. Bu hamleyle banka, sorunlu kredi yükünü hafifleterek operasyonel verimliliğini artırmayı hedefliyor.
Akbank Alacak Satışının Detayları Nelerdir?
Akbank T.A.Ş. (AKBNK), 13 Şubat 2026 tarihinde Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) yaptığı bildirimle takipteki kredi alacaklarının devrini gerçekleştirdiğini ilan etti. Bankanın portföyünde yer alan ve tahsili gecikmiş olan 1.220 milyon TL tutarındaki alacak grubu, yapılan ihale ve değerlendirmeler sonucunda toplam 242 milyon TL bedel karşılığında el değiştirdi. Bu satış, bankanın finansal tablolarında yer alan ve 'donuk' olarak nitelendirilen varlıkların nakde dönüştürülmesini sağlıyor.
Satışın muhatapları arasında sektörün önde gelen oyuncuları olan Birikim Varlık Yönetimi A.Ş., Gelecek Varlık Yönetimi A.Ş., İstanbul Varlık Yönetimi A.Ş. ve Ortak Varlık Yönetim A.Ş. yer alıyor. Bankalar için bu tarz satışlar, uzun süredir tahsil edilemeyen borçların takibi için harcanan idari ve hukuki maliyetlerden kurtulmak adına kritik bir stratejik adım olarak kabul ediliyor. Bu sayede Akbank, enerjisini yeni kredi süreçlerine ve büyüme odaklı faaliyetlerine yönlendirme imkanı buluyor.
Varlık Satışında İskonto Oranı Geçmiş Yıllara Göre Nasıl?
Yapılan bu satışta, yaklaşık yüzde 80 oranında bir iskonto uygulandığı görülüyor. Geçmiş verilere baktığımızda, Akbank'ın 2025 yılı sonunda gerçekleştirdiği 1,45 milyar TL'lik satışta 212 milyon TL bedel (yaklaşık %85 iskonto) elde ettiği hatırlanacaktır. 2026 başındaki bu yeni işlem, bankanın alacak portföyünün kalitesine veya varlık yönetim şirketlerinin tahsilat beklentilerine göre iskonto oranlarının %80 bandında stabilize olduğunu gösteriyor.
Bankacılık sektörü genelinde 2025 sonu itibarıyla takibe dönüşüm oranının %2,47 seviyesinde gerçekleşmesi, bankaların bilanço kalitesini koruma çabalarını hızlandırmıştı. Akbank'ın bu son hamlesi, sektördeki genel eğilimle paralel olarak, donuk alacak stokunun temizlenmesi ve sermaye yeterlilik rasyolarının desteklenmesi açısından önem taşıyor. Geçen yılın aynı dönemlerine kıyasla satış bedelindeki oransal artış, piyasadaki tahsilat kabiliyetine dair iyimser bir sinyal olarak da okunabilir.
Bankaların Borç Satışı Vatandaşı Nasıl Etkiler?
Bankaların alacaklarını varlık yönetim şirketlerine devretmesi, borçlu vatandaşlar için muhatap değişikliği anlamına geliyor. Banka ile olan hukuki süreci sona eren borçlular, bundan sonraki ödeme planlarını ve yapılandırma süreçlerini devralan varlık yönetim şirketleri ile yürütmek durumunda kalacaklar. Uzmanlar, bu şirketlerin bankalara göre daha esnek ödeme planları sunabildiğini, ancak borcun hukuki takibinin artık profesyonel tahsilat kurumları tarafından yapılacağını hatırlatıyor.
Makro ekonomik açıdan ise bu temizlik, bankanın yeni kredi verme iştahını artırarak ekonomiye taze likidite akışını destekliyor. Bankaların bilançolarındaki 'sorunlu kredi' ağırlığı azaldıkça, reel sektöre ve bireysel müşterilere yönelik kredi musluklarının daha sağlıklı çalışması bekleniyor. Bu durum, özellikle kredi bekleyen KOBİ'ler ve yatırımcılar için dolaylı bir olumlu etki yaratma potansiyeline sahip.
Varlık Yönetim Şirketleri ve Bankacılık Sektörü İlişkisi
Türkiye'de varlık yönetim şirketleri, BDDK denetiminde faaliyet gösteren ve bankaların operasyonel yükünü hafifleten sistemik birer aktör haline gelmiştir. Finansal istikrarın korunması amacıyla, bankaların donuk alacaklarını bu şirketlere satması, finansal sistemin tıkanıklıklarını açan bir emniyet supabı görevi görüyor. 2026 yılı projeksiyonlarında, yüksek faiz ortamının etkisiyle kredi geri dönüşlerinde yaşanabilecek olası aksamalara karşı bu tarz satışların yıl genelinde devam edeceği öngörülüyor.
Geçmişte bankacılık otoriteleri, bu satışların bankaların sermaye yapısını güçlendirdiğini ve risk ağırlıklı varlıkların yönetiminde esneklik sağladığını defalarca vurgulamıştı. Akbank'ın 242 milyon TL'lik bu tahsilatı, nakit akışını anında iyileştiren ve hukuki süreçlerin maliyetini sıfırlayan bir bilanço mühendisliği örneği olarak finans çevrelerinde değerlendiriliyor.